24 Kasım 2017 Cuma 05:08
  • 3,638 TL
  • 3,903 TL
  • 144,20 TL
  • 90.491
KOCAELİ 14°

PAMUK&ÖMER UÇUM AİLESİ

PAMUK&ÖMER Uçum Ailesi
  • 0
  • 1148

Murat Uçum, Orman Mühendisi, serbest çalışıyor, çevre ve ÇED raporları hazırlayıp, orman içerisindeki izin işlerini takip ediyor, eşi Birgül Uçum yine Orman Mühendisi ve Orman Fidanlığı’nda çalışıyor.

16 yaşında Ilgın isminde kızları, 12 yaşında Ömer ve 8 yaşında Can isminde erkek evlatları var. Her şey Ömer’in bir köpek sahibi olma arzusu ve isteğiyle başlamış. İlk köpekleri Pamuk, maalesef kaçmış, her ne kadar çok arasalar da bulamamışlar. Ömer’in yolda beslediği bir başka köpek de Ömer’i sahibi olarak seçmiş ve Ömer ile Pamuk’un arkadaşlığı da bu şekilde başlamış. İşte objektifime poz veren Pamuk ile Ömer’in hikayesi…

 

-Ömer, bir köpeğe sahip olmaya nasıl karar verdin ve Pamuk’la hikayeniz nasıl başladı?

Köpeğe bakmak çok istiyordum. İlk köpek istediğimde ananem, babam ve annem, bakamayacağımı ve böyle bir sorumluluk alamayacağımı düşündüklerinden istemediler. Onlara bakabileceğimi ve bu sorumluluğu alabileceğime dair söz verdim ki; gerçekten çok istiyordum. Ben o zamandan itibaren verdiğim sözü tutuyorum, ailem de bunu görmüş oldu. Öğrenci çocukların bakamadıkları bir Golden köpek vardı, çok ufaktı, babamla onu almaya gittik ve ilk kucağıma aldığımda çok heyecanlandım. İsmini Pamuk koydum ama birkaç yıl sonra Pamuk kaçtı, belki daha iyi bir sahibi olmuştur.

“PAMUK, SAHİBİ
OLARAK BENİ SEÇTİ”

-O zaman hayatınıza ikinci Pamuk mu girdi?

İlk köpeğim Pamuk’tan hemen vazgeçmedik, onu devamlı aradık. Bir gün aşağı mahalleden biri annemi aradı ve Pamuk’a benzer bir köpek olduğunu söyledi. Ben de o sıra okuldan çıkmıştım ve oraya gittim. Çok benziyordu, bizim Pamuk’un kafasında hafif çıkık bir kemik vardı, ona baktım ama bizim köpeğimiz olmadığını anladım.  Sanırım mama verip sevdiğim için peşimden evimize kadar geldi ve beni sahibi olarak o seçti. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de onun evde kalmasını istiyordum ama ananem sokak köpeği olduğu için bakamayacağımızdan almak istemedi. Bir gün okuldan eve geldiğimde hala evimizin bahçesinde duruyordu ve babam aradı, köpeğin evde olup olmadığını sordu, evde olduğunu söyleyince veterinere götürdük. Yani, artık onu sahiplenmeye karar verdik. Eski köpeğimize de çok benzediği için ismini yine Pamuk koydum.

“ONUN TEK İHTİYACI SEVGİYDİ
VE BEN İHTİYACI OLDUĞU
O SEVGİYİ GÖSTERDİM.”

-Ömer, Pamuk hayatına girince sende nasıl bir değişiklikler oldu?

Bir kere sorumluluk aldım, aslında tuvalet eğitimi vardı, sanırım daha önceden sahipliydi ve dışarı atılmıştı. Onun tek ihtiyacı sevgiydi ve ben ihtiyacı olduğu o sevgiyi gösterdim.

“PAMUK TOPU ÇOK SEVİYOR,
HİÇ AĞZINDAN DÜŞÜRMÜYOR”

-Pamuk’u anlatır mısın bize?

Pamuk topu çok seviyor ve hiç ağzından düşürmüyor. Bir tane tenis topumuz vardı, ilk önce onu tenis topuyla oynatmaya başladım, sonra topa çok alıştı, artık ona oyuncak olarak hep top alır olduk. Tek sorun aldığımız topları ağzında tutabilmek için hep patlatıyor. Özellikle evden dışarı çıkınca onunla oynamam için topu alıp hemen yanıma gelir. Onun oyuncağıdır top. Ben olmadığımda da genellikle ananem ilgilenir Pamuk’la.

-O zaman ananenle de iyi anlaşıyor…

Evet, gerçi zararlı ama kıyamadığı için fazla yemek veriyordu ve bu yüzden çok şişmanladı. Zararlı olduğu için, çok yemek verip kilo alması babamın pek hoşuna gitmiyordu. Artık az az, belli miktarlarda yemek vermesini ananem öğrendi.

-Pamuk başka çocukların veya komşuların toplarını alıyor mu, bununla ilgili sorun yaşıyor musunuz?

Miraç diye bir arkadaşım var, futbol oynamasını çok seviyor dolayısıyla çok da top alıyor. Bir kere Miraç’ın orijinal futbol topunu patlatmıştı, Miraç buna tepki göstermedi ve hediye ettiğini söyledi. Komşularımız da çok seviyorlar.

“PAMUK, EVİMİZE
NEŞE KATTI”

-Pamuk’un ailenin diğer bireyleriyle ilişkileri nasıl?

Ablam Ilgın, ilk köpekten çok korkuyordu, zamanla ablam da alıştı, bu da göstermiş oluyor ki; evde bir köpek olduğunda korkanlar bile alışabilir. Kardeşim Can da aynı benim gibi, çok seviyor köpeği ve her zaman onunla oynuyor. Aslında kardeşim Can’ın da sitede arkadaşı pek yok, Pamuk ona arkadaşlık da yapıyor. Babam köpeği seviyor ama fidanları, saksıları kemirdiği için bazen kızıyor. Annem ise çok göstermese de sevgisini Pamuk yalnız kaldığı zaman onunla ilgilenip, seviyor. Kısacası Pamuk, evimize neşe kattı.

 

“AİLELER SONRADAN
SOKAĞA ATACAKSALAR
KÖPEK ALMASINLAR”

-Ömer, ailelere çocuklarına köpek almalarıyla ilgili ne söylersin?

Bence aileler çocuklarına köpek alabilirler ve bakması o kadar da zor değil, ama bakmak için gerekli ortamların sağlanması gerekiyor, sonradan atacaklarsa almasınlar, çünkü aç aç geziyorlar. Başka köpeklerle kavga ediyorlar. Bizim de mahallede 2 köpek var, biri cins biri de sokak köpeği. Onlara bakıyoruz ama onlar gibi olmalarını istemiyorum. Eğer bakabilecek imkanları varsa tüm aileler çocuklarına muhakkak köpek almalılar. Hatta apartmanda oturanlara özellikle bir tavsiyem olacak, bence apartmanda oturanlar köpek yerine kedi almalılar. Bakımı kedilerin evde daha kolay. Köpekleri evde tutup özgürlüklerini kısıtlamamak gerekir.

“O KADAR ÇOK İSTEDİLER Kİ;
ONLARI MAHRUM
BIRAKMAK İSTEMEDİM.”

-Şimdi gelelim evin annesine, Birgül hanım, bir köpeğe sahip olma düşüncesi sizde nasıldı?

Ben aslında ilk başta istemedim, çünkü bakımı ve sorumluluğu çok fazla olduğu için bir bakıma da ürktüm. Ömer’in böyle bir sorumluluğa nasıl alabileceğini düşündüm. Ama o kadar çok istediler ki; onları mahrum bırakmak istemedim. İlk evimize geldiğinde Pamuk o kadar küçüktü ki; mesafe koyma isteğime rağmen bunu başaramadım, o mesafe de kalmadı zaten. Çok hareketli bir köpekti. Tabi ilk başta yanlış mı yaptık diye de düşündük, her tarafı ısırıyor, dişleri kaşınıyor, yeni doğmuş bir bebek gibiydi ve gerçekten çok ciddi bir sorumluluk.  Zaten üç tane çocuğum vardı, o da dördüncü birey olarak katılmıştı. Gerçekten istemedim, tabi yavaş yavaş canlı bir şey olduğunu düşününce;  onu da kabullendik. Ailemizin bir bireyi oldu. Ömer’in de inanılmaz sevgisini görünce onun varlığını daha da benimsedik ve vazgeçemedik. Tabi kaçtığında çok üzüldük ve çok aradık.

 

“ARADAN BİR SENE
GEÇMİŞTİ, KÖPEĞİMİZ YOKTU
VE BİZ DE O SEVGİYE AÇTIK.”

-Peki bir şekilde Pamuk hayatınızdan çıkmıştı, tekrar bir köpek alma konusunda sizin tavrınız nasıldı?

Artık o zaman ailecek hazırdık, aradan bir sene geçmişti, köpeğimiz yoktu ve biz de o sevgiye açtık. Pamuk, Ömer’in peşinden geldi, kendisi seçti aslında bizi. Ondan sonra zaten hiç ayrılmadık, nereye gidersek gidelim Pamuk ailemizin bireyidir ve bizimledir. Tatile Datça’ya 2 senedir beraber gidiyoruz, hatta arabada hepimizden daha rahat bir konumda. Arabada yedi koltuk var ve biz de yedi kişiyiz, arabanın yukarısında bagajımız, arkada da römorkumuz mevcut.  Römorke kilim seriyoruz ve Pamuk orada yolculuk yapıyor. Pamuk’u gören herkes eğer bizi geçmişseler geri dönüp seviyorlar, istinasız herkes bunu yapıyor. (gülüyor) Bizimki de herkese sevgi gösterisinde bulunuyor.

 

“ÖMER, BÜTÜN CANLILARA
KARŞI ÇOK DUYARLI OLDU.”

-Bir köpek sahibi olduktan sonra Ömer’de ne değişti?

Ömer etrafına karşı daha duyarlı oldu, aslında tek köpeklere karşı da değil, bütün canlılara karşı çok duyarlı oldu. Bizim için de öyle, sadece köpeklere değil, ailecek bütün hayvanlara karşı duyarlı olmaya başladık. Hatta evde su kaplumbağası da besliyoruz. Ömer’in midesi bulansa da Pamuk’un dışkılarını kendi temizliyor, sorumluluğunu biliyor.

 

-Peki, eve yeni bir birey daha almayı düşünüyor musunuz?

Aslında kuşumuz vardı ama öldü, bir daha almaya cesaret edemedik. Kızım Ilgın, bir kedi istiyor sanırım ailemize bir kediyi dahil edebiliriz. Hatta geçen bir arkadaşıma gittim, kucağıma oturdu, inleme gibi bir hırlama sesi vardı, meğer tedavi edici kedilerin bir özelliği varmış. Arkadaşım “Senin şuan ihtiyacın var o yüzden kucağına geldi” dedi. İnternetten araştırdım, kedilerin eklem ağrıları, romatizma gibi rahatsızlıklarda tedavi edici bir özelliği varmış.

 

-Gördüğüm kadarıyla Pamuk sakin ve mutlu bir köpek, bunu neye bağlıyorsunuz?

Bizim Pamuk’un bu kadar sakin olmasının sebebi dış kapımız açık, canı istediği zaman çıkıyor, dolaşıyor, kakasını yapıyor, sonra geri geliyor bahçemize. Sonuçta evi burası ama yaşam alanı özgür.

 

“HAYVANA GÖSTERDİĞİNİZ
SEMPATİ, BİR SÜRE SONRA
ETRAFINIZDAKİ İNSANLARA DA
SEMPATİK OLMANIZI SAĞLIYOR.”

-Ailelere bir hayvan sahibi olmakla ilgili ne söylemek istersiniz?

Aslında ilk başta çok ürkütücü gibi geliyor ki; ilk başta bende çok ürkmüştüm ve o şekilde düşünmüştüm ama sokaktaki her bir canlının bizlere ihtiyacı var, ürkmemek, korkmamak lazım. Paylaştığınız ve hayvanlara sevgiyle yaklaştığınız zaman, dünyamız daha iyi olacak diye düşünüyorum. Hayvana gösterdiğiniz sempati, bir süre sonra etrafınızdaki insanlara da sempatik olmanızı sağlıyor. Aslında sevgiyi öğretiyor. Hayata bakışınız değişiyor, bence bizim ülkemizin de buna ihtiyacımız var, bu da hayvanlara olan sevgiyle başlayabilir diye düşünüyorum.

 

“BİZ KÖPEKLERİ ÖZGÜR BIRAKMA
TARAFTARIYIZ, KÖPEĞİN SAHİBİ DEĞİL,
BİZ ONUN ARKADAŞIYIZ.”

-Evin babası Murat beye dönmek istiyorum, bu süreci sizden dinleyebilir miyiz?

Aslında gidip bir pet shoptan köpek almak diye bir düşüncem yoktu, bir arkadaşım, öğrencilerin edindiği ancak bakamadıkları bir yavru köpekten bahsetti. Biz ilk Pamuk’umuzu o şekilde ailemize kattık. Ondan sonra da köpekle ilk yaşantımız başladı. Biz köpekleri özgür bırakma taraftarıyız, köpeğin sahibi değil, biz onun arkadaşıyız. O yüzden bağlamıyoruz, kapılarımızı açık bırakıyoruz, eğer bizle mutluysalar bizle kalıyorlar, değilseler de giderler. Pamuk, bizden bir parça, çocuklarımızdan bir farkı yok, sanki hep bizimleymiş gibi, o yüzden hayatımıza girdiğinden beri bir değişiklik hissetmedim. Pamuk’u bir parçamız olarak görüyoruz. Tek Ömer açısından değil, diğer çocuklarımız açısından da hayvanlarla iletişimin sağlanması, onların korkulacak değil, sevilecek, zaman geçirilecek bireyler olduğunun anlaşılmasını sağladı.

 

“KÖPEK SAYESİNDE
SEVGİ DOLU ÇOCUKLAR
YETİŞTİRİYORUZ.”

Artık çocuklar sokak köpeklerinden korkmuyorlar, çok rahatlıkla sevebiliyorlar, besleyebiliyorlar. Tabi bir hayvana bakmanın manevi sorumlulukları olduğu kadar maddi yükümlülükleri de var. Her iki sorumluluğu alabilecek ailelerin bu tercihleri yapması gerekir. Üç gün sonra “Çok zormuş, çok maliyetliymiş” diyerek bırakmamaları gerekiyor. Sonuçta Pamuk aileden bir parçamız, köpek gibi bakmıyoruz ona. Mesela hayvanlardan korkan kızımız Ilgın, kedi istemeye başladı. Pamuk sayesinde korkusunu yendi, eskiden çığlıklar atan kızım, şimdi dışarda bir hayvan gördüğünde en azından korkup kaçmıyor. Dolayısıyla köpek sayesinde sevgi dolu çocuklar yetiştiriyoruz.

 

-Son olarak Ömercim ne söylemek istersin?

Bence boşu boşuna köpeklerden korkmayın, onlara bir tehdit uygulamadığınız sürece size hiç bir şey yapmazlar. Onların tek istediği şey sadece sevgi.

1148 defa okundu.

DİĞER HABERLER

BEN DE YOK DEMEMELİ, İNSAN KENDİNİ KONTROL ETMELİ.

BEN DE YOK DEMEMELİ, İNSAN KENDİNİ KONTROL ETMELİ.

Yakalandığı meme kanseri hayatının geri kalanına yön verdi

ENEZ’DE (AİNOS) ÜÇ GÜN

ENEZ’DE (AİNOS) ÜÇ GÜN

Gülerek; “Yine kayboldun” tatlı sitemini yapan dostlara; “Üç günlüğüne Enez’e kaçtım” yanıtını verdiğimde, bir bölümünün; “Enez nerede” sorusuyla karşılaştım.

Kasım’da AŞK BAŞKADIR

Kasım’da AŞK BAŞKADIR

Kasım ayından hepinize kucak dolusu sevgiler. Kasım ayı yemyeşil ağaçların yapraklarını sararttığı, sonbaharın iyice hissedildiği bir ay olması sebebiyle insanda hüznü çağrıştırır. Ben ve kızımda ise bu hüznün sebebi bir tık daha fazladır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, bir kasım sabahı aramızdan ayıran bu ay yaklaştıkça, onu anmak için her sene bir etkinlik yaparız

TURK CHOPPER “BAŞKAN”

TURK CHOPPER “BAŞKAN”

Geçtiğimiz sayılarda Ender Garage ile yaptığımız röportajda Selahattin Ender ile keyifli bir çekim gerçekleştirdik. Her ay farklı konular ve konuklar ile yaptığım çekimlerde farklı hikayelere şahit oluyorum

Benim Güzel Ailem “GÖKMEN AİLESİ”

Benim Güzel Ailem “GÖKMEN AİLESİ”

Bu ay Özel Mira Anaokulu Miracle Kids’in kurucuları Eyüp Gökmen ve Lena Tuğper Gökmen’in evine konuk olduk. Bir kere özellikle şunu söylemek isterim, kahkahaların bir röportajı nasıl sabote ettiğini bu röportajda tanık oldum. i

Uzman Konuşma Terapisti YASEMİN TEKİN uyarıyor! ANNE VE BABALAR MUTLAKA OKUMALI!

Uzman Konuşma Terapisti YASEMİN TEKİN uyarıyor! ANNE VE BABALAR MUTLAKA OKUMALI!

Fizomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Uzman Konuşma Terapisti Yasemin Tekin, İki yaş itibariyle konuşmayan çocuk derhal bir konuşma terapistine götürülmeli çünkü gecikme ileri de hem konuşma güçlüğüne hem de biliçsel geriliğe neden olabilir" dedi.

ANKET

KÖŞE YAZARLARI