22 Ocak 2018 Pazartesi 06:55
  • 3.7901 TL
  • 4.6520 TL
KOCAELİ 13°

TARİHİ SARIYER BÖREK'E HANIM ELİ DEĞDİ..!

Bigman Çakman
  • 0
  • 2957

Erdeniz Çolak, O’nu İzmit’te börekçiliğin tanımını yapan kişi olarak tanımlayabiliriz. Babadan gelen ticaret tecrübesini kendi ticari hayatına yansıtmaya karar vermiş ve her şey 1996 yılında başlamış.

Börekçiliğin sadece pastane ve seyyar satıcılarda olduğu o dönemde, böreğin en meşhur olduğu Sarıyer’e giderek bir hafta kamp kurmuş.

Sektörün tüm inceliklerini öğrenerek bir ustayla birlikte de İzmit’e geri dönmüş ve Belsa Plaza’da bir dükkan açmış.

Amacı üç dört tepsiyle dükkanı çevirmekken sabah beş buçukta açtığı dükkanda ürünleri iki saat içerisinde satılarak bitmiş.

Gelen müşterileri geri çevirdiği için utanmış ve her gün biraz daha fazla, biraz daha fazla derken kapasitesini artırmış.

Kendi yemediği hiçbir şeyi müşteriye yedirmeme misyonuyla da kendi deyimiyle İzmit’te destan yazmış.

Sarıyer’den bile müşteri gelmiş.

Sadece İzmit’te değil Türkiye’de ilklere imza atmış.

 İnsanlar patentin ne olduğunu bilmezken o markasının patentini almış.

İlk kolonyalı mendil ve setleme sunumlarını yine Tarihi Sarıyer Börekçisi olarak markası gerçekleştirmiş.

Yine Türkiye’de ilk dolap sistemine geçen sektördeki kurum olmuş. 

2007 yılında kardeşine teslim ettiği firmayı, 2011 yılında tekrar devir almış ama bu sefer kurumsallaşma adına her şeyi sıfırdan başlatarak bayrağı eşi Tülay Çolak Hanıma teslim etmiş.

Şimdi bayan eliyle yine Tarihi Sarıyer Börek birçok ilklere imzasını atıyor.

Öyle başarılı imzalar atıldı ki; Tarihi Sarıyer Börek artık İran’da.

Kurumsallaşma adına başarılı adımlar atan Tarihi Sarıyer Börek’i yeniden baştan yaratan Tülay ÇOLAK ve Tarihi Sarıyer Börek’in yeni tanımı..!

 

RÖPORTAJ:TÜLAY DURAN
FOTOĞRAF:VEHBİ KILIÇ

 

 -Tülay Hanım, hiç bilmediğiniz bir şehre geldiğiniz gibi hiç de bilmediğiniz bir sektöre dahil oldunuz, nasıl adapte oldunuz ve nasıl bir süreçten geçtiniz?

Aynen dediğiniz gibi, 2011 yılında Erdeniz Beyle evlendikten sonra buraya geldiğimde sudan çıkmış balık misaliydim ve de sektöre sıfırdan başlar gibi dahil oldum.

Ben daha önceden bilişim sektöründe hizmet veriyordum ve orada her şeye vakıftım ama “Börek nasıl üretilir, kaç çeşit böreğimiz var, börekler nasıl gider, fiyatlandırma nasıl olur” bunların hiçbirini bilmiyordum.

Bunların hepsini kısa bir zaman içerisinde Erdeniz Beyden öğrendim. Çünkü aşmamız gereken çok konular vardı.

İlk önce bilgisayar karşısına geçerek bütün donelerimi topladım ve kendime bir rapor hazırladım.

Nihayetinde bu işe dahil olmuş oldum hatta dahil olmakla da kalmadım, “Bu işimizi bu durumdan, şu duruma götürmemiz gerekir” diye de fikirler üretmeye başladım.

 

“HER ŞEYİ SIFIRDAN DÜŞÜNEREK, BİR DÖNÜM NOKTASI GİBİ DEĞERLENDİRDİK.”

 -Peki, o zaman kafanızda nasıl fikirler oluştu?

Tabi her şeyi sıfırdan düşünerek, bir dönüm noktası gibi değerlendirdik. O zaman bilgisayarın karşısına geçtiğimde kafamda “Nasıl yapabilirimi” düşündüm çünkü dediğim gibi hiçbir şeyi bilmiyordum.

 İlk önce çalışma arkadaşlarımı koordine etmem gerekiyordu çünkü hepsi birbirinden kopmuş vaziyetteydi. Keza bayilerimizi de toparlamamız gerekiyordu ve tek tek hepsiyle görüşmelere gittik.

 

“SOĞUK ZİNCİRLİ DOLAP SİSTEMİNİ KOCAELİ’NDE BİZ BAŞLATTIK”

 -Devir aldığınızda kaç bayiniz vardı ve burada oluşan sorunlar adına nasıl adımlar atıldı?

O zamanlar yaklaşık 20 adet bayimiz vardı. Bizde de mesai sabah dörtte başlıyordu.

Pişirici arkadaşımız ürünlerimizi pişiriyordu ve bayilerimize pişmiş olarak sevkiyat yapılıyordu.

Baktık ki; bu bizi yormaya ve zorlamaya başladı, hemen taktikler üretmeye başladık.

Çiğ sevkiyata geçmenin doğru olacağını düşünerek bütün bayilerimizin konumlarının ve dükkan formatlarının değiştirilmesi gerektiğine karar verdik.

Dükkanlarımızda tadilat ettire bildiklerimizi yaptırdık ve soğuk zincirli dolap sistemini getirdik.

Büyük ihtimalle de bu soğuk zincir olayını Kocaeli’nde biz başlattık.

Açıkçası bu konuda da öncü olduğumuzu düşünüyorum. Bu sistem, bayinin de işine geldi çünkü ben böreği pişmiş olarak götürdüğümde; böreğin tezgahta kalıp, çöp olması, çok büyük ihtimaller dahilindeydi.

 Sonuçta ne kadar satacaklarını bilmeyip hep fazla ürün alıyorlardı ve ürün kaldığında da çöpe gidiyordu. Böylelikle bayilerin günlük analizlerini yapabilip, istediği kadar ürünü, istediği saatte pişirip, sunup, satabilme imkanı doğdu.

Bu sisteme 2012 yılının başında başladık ve pişmiş ürünün sevkiyatını tamamen kaldırdık. Bu bizi de, çalışma arkadaşlarımızı da çok rahatlattı, bayilerim de çok memnun oldu.

Ayrıca soğuk zincir olayına başladığımızda tepsiden de vazgeçerek kutu olayına döndük. Bu sıkıntıyı da ortadan kaldırdıktan sonra, bayi sayımızı artırmayı hedefledik.

 

 

-O zamanki bayi sayınızdaki hedefiniz neydi ve bu hedefler çerçevesinde neler yapıldı?

Şehir dışında iki, iki buçuk sene içerisinde, 20 bayi daha açmayı hedeflemiştik.

Bu hedeflerimiz doğrultusunda fuar çalışmalarımız oldu ve biz bu iki buçuk sene içerisinde hedefimizi tutturduk.

Bu sefer de bayiye çiğ sevkiyatın bu şekilde olamayacağını anladık çünkü bizim ürünleri eksi 18’lerde göndermemiz için; bayilerin ya soğuk hava odası ya da büyük derin dondurucuları olması gerekiyordu.

Hemen bunu ilk önce kendimizde başlattık. Var olan eksi dolaplarımızı daha da büyüttük, bayilerimizin hacimlerini büyütmek, onları zorda bırakmamak için de onları yönlendirdik.

Şuan ürünler eksi 18’lerde kapılarına kadar gidiyor, teslim ediliyor, depolarına yerleştiriliyor.

Bayi de istediği ürünü, istediği şekilde tezgahında sunmak için, kendisi karar vermiş oluyor.

 

“EN ÖNEM VERDİĞİMİZ ŞEY KALİTE, KALİTE OLMAZSA OLMAZIMIZDIR.”

 -Tabi kapasitenizin artmasıyla, personelde de bir artış olmuştur, Tarihi Sarıyer Börek’in personeli olmak için en önemli kısas nedir?

Şuan üretim kısmında 22 idari kısmında da 7 kişi olarak hizmetimize devam ediyoruz.

Aslında bu bizim için yine küçük bir kadro ama personelde çok seçici davranmak zorundayız, her personeli “Biliyor” diye işin içerisine sokamayız.

“Elinin lezzeti” denilen şeye çok inanırım, becermek çok ayrı bir şeydir, kimse bilerek gelmiyor, bu ayrı bir yetenek işi ama elinin lezzeti varsa mutlaka ama mutlaka bu ona geçer.

Bizde zaten en önem verdiğimiz şey kalite, kalite olmazsa olmazımızdır.

O yüzden elinin lezzeti varsa biraz da yatkınsa beceremeyeceği hiçbir şey yoktur.

Personellerimiz hala aynı personeller, ilaveler oldu kemikleşmiş bir kadromuz var, tabi büyüdükçe bölümlere göre personel ihtiyacımız mutlaka oluyor ve biz de bu şartlarda temin etmeye çalışıyoruz.

 

“GÜNLÜK OLARAK 1 TONA YAKIN ÜRETİM YAPIYORUZ.”

 -Yeni açılan bayilerinizle birlikte kapasitenizde nasıl değişiklikler oldu?

Türkiye’de şuan 60 bayimiz var ve her geçen gün de artacağına inanıyoruz ki; bununla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor.

Şuan nereden baksanız günlük olarak 1 tona yakın üretim yapıyoruz, o zamanlar 20 bayiyi idare edebilecek kadar üretimim vardı.

Onları da pişmiş olarak sevkiyatı yaptığım için, çok fazla üretim yapamıyorduk ve günlük üretim yapıyorduk.

Şimdi eksi 18 depolarımız olduğu ve ben üretimi yapıp dondurduğumda sevkiyata hazır hale getirebildiğim için, depolama şansımı da artırmış oldum. O yüzden bayim ve talep arttıkça, kapasitem de aynı doğrultuda artıyor.

 

 

-Vetrika markası nasıl doğdu?

Vetrika markası, tamamen Erdeniz beyin araştırıp bulduğu Osmanlı’da bir çörektir.

Erdeniz beyin çok dikkatini çekti ve bunun üzerine gitti.

Burada denemelerimiz oldu, sonra da bunu marka haline getirmeye karar verdik ve patentini aldık.

Vetrika, bizim için börekten ziyade konseptti biraz daha farklı, biraz daha kafe ve restoran olarak düşündüğümüz bir markadır.

Onunla da ilgili hedeflerimiz var ama alt yapısını hazırladıktan sonra bu konudaki hedefimize doğru yürüyeceğiz.

Tamamen “İşte budur” dediğimiz an, bayilikleri vermeye başlayacağız. Çalışmaların çoğu yapıldı ama ben içime tam sinmeden faaliyete geçmek istemiyorum, bu da aşağı yukarı bir senelik bir süreci öngörüyorum.

 

“KAPASİTEYİ FAZLASIYLA AŞTIĞINDA İRAN’DA İMALATHANE AÇMA İMKANIMIZ DA DOĞABİLİR.”

-Bir yurtdışına açılış oldu, Tarihi Sarıyer Börek adına en güzel haberler de buradan geliyor, Tarihi Sarıyer Börek nereye gidiyor?

İran’la ilgili bağlantıları aslında Erdeniz Bey yaptı.

Bir firma tarafından bize talep geldi ve görüşmeler başladı. Buraya geldiler, bayilerimizi ziyaret ettiler ve ürünlerimizin de tadına baktılar.

Aslında İran halkının potansiyelini gözlemlemişler, Türkiye’ye geldiklerinde ne yerler, ne içerler, nerede kalırlar ve bunların hepsinin analizini çok uzun bir süre yapmışlar.

Şunu görmüşler ki; İran halkı buraya geldiğinde börek yemeden hiçbir şekilde dönmezlermiş. Bu tespitlerinin üzerine harekete geçmişler ve börekçi firmaları araştırmışlar.

Hepsiyle temasa geçtiler mi, geçmediler mi açıkçası bu konuda bir bilgim yok ama bizimle tanışma ve ürünlerimizin tadına bakma şansları oldu, çok beğendiler, gerekli anlaşmalar yapıldıktan sonra da imzalarımızı attık.

Hatta kendileri de şimdiden bir bayilik anlaşması yapmışlar. Onlar şimdi bizim adımıza İran’da bayi açabilecek konumdalar.

Sistemi tamamen oturtana kadar börekler buradan gidecek, çok ileride kapasiteyi fazlasıyla aştığında; imalathane açma imkanımız da doğabilir.

Ama şuan bunu konuşmak için çok erken.

 

 

“BU İŞİ YAPABİLİRİM GÜCÜNÜ KENDİNDE HER ZAMAN HİSSEDECEK.”

 -Bir Tarihi Sarıyer Börek bayisi olabilmek için, kısaslar ve olmazsa olmazlarınız nedir?

Kapıdan gelen veya telefon eden herkese bilgilerimizi aktarıyoruz ama gerçekten bu işi yapmak istiyorsanız; özverili ve işinizin başında olmak zorundasınız.

“Ben bu dükkanı açmak istiyorum, ben börekçi olmak istiyorum” dediğinizde; bu işi yapacak maddi anlamda bir kere potansiyeliniz olmalı, manevi olarak da gerçekten hazır olmak zorundasınız çünkü yorucu bir iş.

Sabah erken kalkıp, o ürünleri tezgaha erken koymak zorundasınız, bunu 3 ay, 5 ay, 6 ay çok rahat idare edersiniz, ama bir yılın sonunda vücut yorgun düşer, bunu da kaldırabilecek potansiyele sahip olmanız gerekir.

Ya da yanınızda sizinle çalışacak böyle insanlar olmalı, bu bizim için öncelik. Bayinin konumu da çok önemli. Çünkü o lokasyonun iş yapması demek bayinin iş yapması demek. Akabinde de benim kazanmam demek.

O yüzden lokasyona önem veriyoruz. Kişinin vizyonu çok önemli, bizi iyi temsil etmesi gerekiyor. O beni iyi temsil ettiğinde daha çok müşterisi olacak.

Haliyle ben de onun üzerinden daha fazla pazar payı bulacağım.

O yüzden özverili olmak kesinlikle ve kesinlikle zorunda.

Tezgahın arkasına geçtiğinde, müşteriyle karşılaştığında, yüzünden gülücük eksik olmayacak ve bu işi yapabilirim gücünü kendinde her zaman hissedecek.

 

 

-Ürün yelpazesine geçelim, kaç çeşit ürününüz var?

Halk arasında Kol Böreği olarak bilinen Sarıyer Böreğinin, kıymalı, patatesli, peynirli ve ıspanaklı çeşitleri var.

Çarşaf Böreği olarak bilinen Boşnak Böreği de yine aynı çeşitlerden oluşmakta.

Bunların dışında sade böreğimiz, su böreğimiz, kıymalı, peynirli, pastırmalı böreğimiz, mayalı ürünlerimiz ve tatlı gurubunda da kurabiyelerimiz var.

Bir de mantı grubumuz mevcut, kendimiz yapıyoruz ve bayilerimize yine donuk şekilde sevkiyatını gerçekleştiriyoruz.

 

 

“BİZ BİR ÜLKENİN KOMPLE BÖREK İHTİYACINI KARŞILAYACAĞIZ.”

 -Son olarak, 2018 yılı ve uzun vadeli hedeflerinizi alabilir miyiz?

En büyük hedefimiz kurumsallaşmaktı ki; biz bunu başardık, şuan burada çıkan bir poğaçanın bile faturasını kesmekteyiz.

Kayıt dışı hiçbir şeyimiz yok, bütün elemanlarımız sigortalı. 2018 yılında biraz daha yere basarak gitmek istiyoruz, yıl içerisinde gerçekten verim alabileceğimiz 10 bayiyi hedefliyoruz.

Daha önceden anlattığım gibi biz her isteyene bayilik verseydik bayi sayımız Türkiye çapında 300’ü geçmiştik.

Kalitemizden ödün vermeden verimli bir şekilde ilerlemek istiyoruz.

Aslında çok büyük bir olay var, İran’daki hareketimizle Türkiye’de şuana kadar bizim sektörde kimsenin hayal edemediğini başarıyoruz.

Çünkü biz bir ülkenin komple börek ihtiyacını karşılayacağız. Bu da hedeflerimiz açısından çok büyük bir adımdır.

 İran’ın dışında yurtdışından gelen teklifler de var, onları da değerlendiriyoruz ki; en büyük teklif Amerika’dan geldi. Hedeflerimizde girmek istediğimiz Balkan Ülkelerindeki piyasa da var.

Şuan bu konuda da çalışmalarımız devam etmekte.  

Tabi uzun vadeli hedeflerimizde önceliğimiz çocuklarımıza rahat bir gelecek sağlamak.

2957 defa okundu.

DİĞER HABERLER

RE/MAX MAXIMUM OFİS YENİ YILA HIZLI GİRİYOR…

RE/MAX MAXIMUM OFİS YENİ YILA HIZLI GİRİYOR…

Gayrimenkul sektöründe dünya devi olan RE/MAX’in ilimizdeki güçlü temsilcisi Maximum Ofis, yeni yıla yeni hedeflerle giriyor.

KIŞIN GİDİLECEK 8 EŞSİZ DURAK

KIŞIN GİDİLECEK 8 EŞSİZ DURAK

Kış ülkemizde iyice kapıya dayandı

IŞIĞINI YANSIT

IŞIĞINI YANSIT

Bilinçli Güzellik İçin Basit Yöntemler

YENİ YILDA HEDEF: SAĞLIKLI VE FORMDA OLMAK

YENİ YILDA HEDEF: SAĞLIKLI VE FORMDA OLMAK

Yeni bir yıla, yeni umutlarla girmiş bulunuyoruz. Dileğimiz, sağlıklı bir yıl geçirmek olsa gerek.

Bütün Kocaeli Ören Bayan ile ÖRÜKLENECEK

Bütün Kocaeli Ören Bayan ile ÖRÜKLENECEK

8 yıl önce Ören Bayan ismiyle yola çıkan Çiğdem Eroğlu,  Afrika Örgüsü ve Rasta saç modellerini müşterilerine uygulayarak kısa zaman içinde Kocaeli’de bir marka haline geldi

ÇÖZÜM NOKTANIZDA, FİZOMER FİZİK TEDAVİ MERKEZİ

ÇÖZÜM NOKTANIZDA, FİZOMER FİZİK TEDAVİ MERKEZİ

2006 yılında hizmete açılan ve ilimizde alanında bilirkişi olma adına en büyük adımları atan Fizomer Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, tamamen dalında profesyonel ekiple çalışmakta

ANKET

KÖŞE YAZARLARI