16 Aralık 2017 Cumartesi 17:58
  • 3.8718 TL
  • 4.5662 TL
KOCAELİ 16°

Güngör Arslan

gungorarslan@bizimkocaeli.com
Yazarın Tüm Yazıları

Bu inatlaşma ve tartışma YAKIŞIYOR MU?

07 Aralık 2017 Perşembe - 00:00

Bırakın bir gazeteci olarak bir birey ve insan olarak karşımdaki insanlara ahkam kesip akıl vereceğim en son şey DİN konusudur.

Ben dinsiz değilim.

Sadece günahkar bir kulum.

Dinin de sadece insan ile Allah arasında yaşanmasından ve araya kimsenin konulmamasından yanayım.

Beni Allah yarattı. Her kuluna da yeteceği kadar akıl verdi.

O zaman kimse bana din konusunda ahkam kesemez, kimse de Allah ile arama giremez.

Öbür dünyada yaptıklarımın hesabını da ben vereceksem kimse beni bu dünyada inanç konusunda yargılayamaz.

Yargılayacak tek güç Allah’tır.

Şimdi çok basit bir girişten sonra konumuza gelmek istiyorum.

Bu kentte maalesef yıllar yılı kinle, nefretle ve hoşgörüsüz yönetiliyor.

Kendilerinden olamayana, kendileri gibi düşünmeyene ya da kendilerine boyun eğmeyene yaşam hakkı tanınmıyor bu kentte.

İşin acı tarafı da bunu yapanlar sözde dini bütün geçinen inanlar.

Ne hoşgörü var ne de sevgi var birilerinde.

Bunun en canlı örneği Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde neredeyse iki üç yıldır süren bu anlamsız cami tartışması.

İzliyorum sadece bu tartışmaları ve koskoca Kocaeli’nin nasıl ve kimler tarafından yönetildiğini acı bir şekilde görüyorum.

Hepimizin bildiği gibi Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde yıllar önce yapılmış ve mahallenin neredeyse simgesi haline gelmiş bir camisi var.

Bu cami bir vakıf camisi.

Rahmetli İlyas Kaya’nın kuruduğu İlme Hizmet Vakfı’nın camisi.

Rahmetli İlyas Kaya’yı muhabirlik dönemimden tanırım.

Selam TV’nin de kurucusu olan İlyas Kaya kendine münhasır bir insandı.

Sıkı bir Milli Görüşcüydü.

Rahmetli Erbakan’ında has adamıydı.

Bu camiyi kurduğu vakıf ile aldığı desteklerle yaptırmış.

Şimdi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu camiyi kamulaştırarak yıkmak istiyor ve yanına bir cami yapıyor.

Hem de camiyi yıkmadan.

Ortada inanılmaz bir inatlaşma var.

Cami cemaati bölünmüş durumda.

Oysa bu kentte bu iş uzlaşmayla çözülebilir.

Hadi benimle uzlaşamıyorsunuz peki bir zamanlar beraber yol yürüdüğünüz rahmetli İlyas Kaya’nın çocukları ile de mi anlaşamıyor, uzlaşamıyorsunuz?

Çağırıp bu inanları bir orta yol bulamıyor musunuz?

Bu çocuklar sizin bir zamanlar dava arkadaşınızın çocukları.

Araya birileri giremiyor mu, bir orta yol bulunamıyor mu?

Yok mu bu kentin bir abisi bir büyüğü bir sözü geçen birisi.

Ya da yok mu bu kentin bir yöneticisi.

CHP ile bile bir masada her ay otururken İlyas Kaya’nın çocukları ile bir masa etrafında oturup bir cami işini halledemiyor musunuz?

Nerede bu kentin bakanı, milletvekilleri hatta ve hatta valisi.

Ortada bir cami işi var.

Bu iş bu kadar dallanıp budaklanır mı?

Yakışıyor mu bu kentte bu cami tartışması.

Yazık değil mi?

Bir cami olayını uzlaşmayla çözemeyenler hangi olayı çözebilirler siz söyleyin.

Ulaşım Park’ta haksızlıklar BİTMİYOR..!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yaklaşık iki yıl önce kendi içinde ulaşımı özelleştirdi ve Ulaşım Park A.Ş. adında bir şirket kurarak toplu taşıma işini bu şirkete verdi.

Ve Ulaşım Park A.Ş.’ye çok ciddi de para aktardı.

Şimdi şehirlerarası otobüs terminali ve tramvay başta olmak üzere ilimizdeki toplu taşıma işi Ulaşım Park A.Ş. tarafından yapılıyor.

Yapılıyor yapılmasına ama Ulaşım Park A.Ş.’de sıkıntı büyük.

Sıkıntının en büyük kaynağı ise her gün yüzlerce yolcu taşıyan ve kelle koltukta çalışan ulaşım görevlilerinin ya da kısa adıyla şoförlerin aldıkları ücretler.

Altlarında neredeyse 15 metreyi bulan otobüslerle her gün cambazlık yapan bu şoförler asgari ücretin biraz üstünde maaş alıyorlar.

Hem de yasalara aykırı fazla mesai yapmalarına rağmen.

Bugün Ulaşım Park A.Ş.’de iki yıldır çalışan ve neredeyse 7-8 mülakattan sonra işe alınan, her yılsonunda da vaatlerle oyalanan şoförlerin mesailerle aldığı ücret 2 bin TL’yi geçmez.

İzmit gibi Kocaeli gibi zor bir coğrafyada her gün neredeyse kelle koltukta çalışan bir şoförün mesailerle birlikte 2 bin TL civarında ücret alması nasıl bir insafsızlık nasıl bir adaletsizliktir siz düşünün.

Amma..!

Ulaşım Park A.Ş.’de çalışanlar üstüne üstlük bir de garip bir haksızlığa uğruyorlar.

Nasıl mı?

Ulaşım Park A.Ş.’de çalışanların bir bölümü İŞKUR’dan gelen kişiler.

Bu kişilerin maaşları ve SSK’ları devlet tarafından ödeniyor.

Bunlara mesai yaptırılmaması gerekiyor.

Fakat aldığım bilgilere göre inanılmaz mesai yaptırılıyor ve maaşları 4 bin TL’ye geliyormuş.

Oysa toplu taşıma işinde çalışan kişilerin çalışma saatleri de belli, yapacakları mesailerde belli.

Buna rağmen bu kişilere inanılmaz mesailer yaptırılıyor.

Ve başlarına gelen en küçücük kaza sonunda da para işçinin cebinden çıkıyor.

Arabayı çizdin şu kadar ceza.

Köpeğe vurdun şu kadar ceza.

Kapıyı çizdin şu kadar ceza.

Aynayı kırdın, farı kırdın ceza.

Bunların parası şoförden kesiliyor.

Hem de sanayide sıradan bir tamirhanede yapıldığı halde ‘ Serviste yapıldı’ denilerek inanılmaz paralar kesiliyor.

Bugün şehir içinde hem de bu dev otobüsleri kullanırken arabanın çizilmesi, küçük kazalar yapmaması mümkün mü?

Geçen yıl kar yağdığında İlimtepe’deki otobüs şoförü kar lastiksiz aracı ile kaza yapınca yaptığı kazanın bedeli istendi.

Şoför ‘ Benim kar lastiklerim yok’ dediğinde ‘ Biz yolu temizledik in’ denince inmiş ve kaza meydana gelmiş.

Allah’tan şoför polise kaza raporunda kar lastiksiz diye rapor tutturmuşta 50 bin TL’lik hasarı ödemekten kurtulmuş.

Ulaşım Park A.Ş.’de sorun çok.

Hem de sayfalar kadar yazacak kadar.

Bugün Ulaşım Park A.Ş.’de çalışan bir kişi sosyal medyasında olumsuz bir şey yazdığında hemen ceza yiyor ya da ihtar alıyor.

Çünkü çalışanların sosyal medya hesapları bile takip ediliyor.

Asgari ücret verdikleri çalışanlarını nefes almasını bile takip eden Ulaşım Park’ta yazacaklarım bugün bu kadar.

Yarın yine görüşmek üzere.

7 yıldızlı Başiskele’de kaç banka şubesi var?

Bizde dilin kemiği yoktur.

Sallamaya başladığınızda freninizde yoktur.

Hal böyle olunca da salladıkça sallar, kendi kendimizi avutur, kendi kendimize de yıldızlar bile veririz.

Bunun en canlı örneği de Başiskele’dir.

Belediye başkanına kim akıl verdi bilmiyorum çıktı ilçeye ‘ 7 yıldızlı ilçe’ ünvanını verdi.

Adama üç beş yıldız bile yetmedi.

Hatta ve hatta 5 yıldız bile yetmedi kalktı kendi kendine 7 yılız verdi.

Sonra da boş memleketimizde Başiskele’yi 7 yıldızlı olarak bile yedirmeye kalkıştı.

Allahtan belediye başkanı olan zat Başiskele için ‘MİCHELİN YILDIZLI İLÇE’ ünvanı vermedi kendi kendine.

Peki, gerçekten 7 yıldızlı bir ilçe mi Başiskele?

Mümkün mü?

Sokaklara iki tane le ışıklı lamba koymakla bir ilçe 7 yıldızlı olmaz.

Mesela belediye başkanı zatın 7 yıldızlı ilçe dediği Başiskele’de acaba kaç tane banka şubesi var?

Evet, bankalar günlük hayatımızın bir parçası.

Bankasız bir iş olmuyor.

O zaman Başiskele’d ekaç tane banka şubesi var diye biraz kafa yordum bir tane banka şubesi varmış.

O da Ziraat Bankası.

Evet, şimdi belediyenin başında bulunan ve kendi kendine yıldız veren belediye başkanına soruyorum 7 yıldızlı bir ilçe de bir tek banka şubesi olur mu?

Evet, zatı muhterem olur mu?

KURAL

Bir insana saatlerce derdini anlatmak yerine, saatlerce susabilsen daha çok rahatladığını fark edersin.

Susmak düşünmektir ve düşünmeyen insan hayatın cenderesinde boğulmaya mahkumdur.

 

4108 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 5 Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

ANKET

KÖŞE YAZARLARI