19 Ağustos 2017 Cumartesi 14:24
  • 3,638 TL
  • 3,903 TL
  • 144,20 TL
  • 90.491
KOCAELİ 29°

Güngör Arslan

gungorarslan@bizimkocaeli.com
Yazarın Tüm Yazıları

KOÜ’DEKİ KANTİN VE KAFE İHALELERİ..!

13 Ağustos 2017 Pazar

Yazıma öncelikle bazı küçük anekdotlarla başlamak istiyorum.

Mesela Kocaeli Üniversitesi’nin benim hayatımda çok önemli bir yeri var.

Ben ne KOÜ ne de ülkemizdeki herhangi bir üniversitede okumadım.

Yurt dışında bulunan bir üniversitenin açık öğretiminden mezunum ama kendimi hala üniversite mezunu sayamıyorum.

Çünkü üniversite sıralarında dirsek çürütmedim.

Kocaeli Üniversitesi ile bağım rahmetli Baki Komsuoğlu ile başladı.

Kimseye hissettirmedim kimseye çaktırmamaya çalıştım ama rahmetli Baki Hocam benim ikinci babam gibiydi.

Bana bağırabilen, fırça atabilen, akıl veren ender insanlardan birisiydi.

Gazete kurulduğunda neredeyse iki günde bir arar, sorar hatta çat kapı gazeteye gelir durum hakkında bilgi alırdı.

Hastalığını ilk öğrenen insanlardan birisiyim.

Hatta ABD’ye giderken ‘ Hakkını helal et, gidipte dönmemek var, Sezer Hanım sana emanet’ dediğinde işin ciddiyetini anca kavramıştım.

8 yıl görev yaptı sonra eşi Sezer Hanım rektör oldu.

O da benim ikinci annem oldu.

İkisinin de karakteri birbirinden çok farklıydı.

Çok özel anlarımız oldu Sezer Hocamla.

O da 8 yıl görev yaptı KOÜ’de.

Toplam 16 yıl.

Bu süre içinde de benim üniversite ile ilgili tek işim gazeteye olan abonelikti. Onun dışında ne matbaa ne de başka bir iş yapmadım, teklif bile etmedim.

Üniversite için hep özenli olmaya çalıştım.

Çünkü bu kentin en önemli kurumlarının başında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi gelir.

Kocaeli Valiliği benim için kent yaşamında çok önemi olmayan bir kurumdur.

İşte bu nedenle Kocaeli Üniversitesi’nde olan biten her şey kenti ilgilendiriyor.

KOÜ’nün başında şimdi Hülagü Hoca var.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açık desteği ile rektör oldu.

Mesleğinin zirvesinde bir hoca ama üniversite yönetmekte bana göre biraz hatalı.

Belki de işi değil rektörlük Hülagü Hoca’nın.

Bu nedenle çok hata yapıyor ya da yaptırılıyor.

Bu hataların başında da şu günlerdir yazdığım üniversite içindeki kantin ve kafeterya işleri var.

16 yıllık Komsuoğulları döneminde bunlar hiç bu kadar gündeme gelip konuşulmamıştı.

Ama Hülagü Hoca döneminde bu işler çok konuşuluyor.

Gelelim konuya.

Daha öncede yazdığım gibi üniversite bünyesinde pek çok kantin ve kafeterya var.

Bunların içinde bazıları var ki adeta para basma makinası gibi çalışıyorlar.

Buna rağmen bu işletmeciler üniversiteye adeta çerez parası kira ödüyorlar.

Neden?

Çünkü çöreklenmiş birileri buraya.

Hal böyle olunca da hem rektör hem de üniversite zarar görüyor.

Hülagü Hoca benim yazılarımdan sonra bazı değişiklikler yaptı.

Ama yeterli değil.

Şöyle ayrıntılı bir şekilde anlatayım yeniden yaşananları.

Kocaeli Üniversitesi’nde geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız önemli değişiklikler yapıldı.

Yeni MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI göreve başladı.

8 daire başkanı değişti yerine yenileri geldi.

Bu değişikliklerden birisi de yıllardır BESYO içinde kantin işini yapan Erol Özpınar’ın ablası olan ve Sağlık, Kültür Daire Başkanı olan Hayriye Özpınar.

Görevinden el çektirilen 8 kişinin içinde bu kişi de vardı.

Rektör Sadettin Hülagü’yü ihalelerde yanıltan daire başkanlarının pek çoğu kızağa alındı ve yerine yeni bir İHALE BİRİMİ kuruldu.

Başına da mali hizmetler daire başkanı getirildi.

KOÜ’de 26-29 ve 30 Mayıs 2017 tarihlerinde kantin, çay ocağı ve kafeterya ihalesi açılmıştı. 25 adet olan bu ihalelerin hepsine tek kişi teklif verdi ve bu teklifi verenlerin hepsi de mevcut işletmecilerdi.

Dışarıdan kimse giremedi bu ihalelere.

Çünkü ihale şartnamesine öyle bir madde eklenmişti ki mevcut işletmecilerin dışında bu ihalelere kimse giremiyordu.

3 yıllık üniversitelerde iş bitirme belgesi isteniyordu.

Oysa 3-4 ve 5 Ocak 2017 tarihlerinde aynı işletmelerin ihalelerine bu madde eklenmeden yapıldığı için pek çok firma katılmış ve rekabet ortamında fiyatlarda yükselmişti.

Daha önce çerez parasına kiralanan bu işletmelere herkes katılabildiği için kiralar gerçek değerini bulmuş hatta 3 yıllık olan bu ihalelere 2 yıllık peşin kira teklif edenler bile olmuştu.

Ama rektörlük buna rağmen hiçbir gerekçe sunmadan iki aya yakın bir süre bekleyerek ihaleleri iptal etti.

Şimdi rektör beye soruyorum;

Yıllardır para basan bu işletmelere çerez parasına kira ödemesine NEDEN ve NİÇİN göz yumdunuz?

Ocak 2017’de yapılan ihalelere giren firmalar varken neden ihaleleri iptal ettiniz. Bu firmaların güvenlik soruşturmasından geçtiler ve ülke genelinde de pek çok yerde işletmeleri vardı.

Mayıs 2017’de yapılan ihaleden şartnameye neden garip bir madde eklediniz ve rekabet ortamını sağlamadınız ve çerez parası veren mevcut işletmelere verdiniz.

Bu işletmeler ne yaptı?

Rektör ve komisyonla adeta alay edercesine ihale bedelinin 3’te 2 fiyatlarını teklif ettiler.

Ve siz üniversite yönetimi olarak 25 ihalenin 15 tanesini onayladınız.

Geriye darphane gibi para basan işletmeleri mevcut işletmeciler düşük ücret teklif verdiği için iptal ettiniz.

Buraya kadar her şey normal.

Ancak üniversite yönetimi ihaleye çıkmadan önce mevcut işletmelere 1 Temmuz 2017 itibari ile sözleşmeleri bittiği için hepsine tebligat gönderdi ve boşaltmalarını istedi.

Söz konusu 25 işletmenin 15 tanesi sözleşme yenilediği için işine devam ediyor.

Fakat geri kalan ve adeta para basan 10 adet kafe ve kantin yer teslimi yapmadı, boşaltmadı ve hala para basmaya devam ediyor.

Bunların içinde de AKP il yönetim kurulu üyesi olan Mehmet İpşiroğlu’nun oğlu olan Yasin Derya İpşiroğlu’nun işletmekte olduğu Yuvacık’ta bulunan Diş Hekimliği bünyesindeki hastane kantin ve kafeteryası.

Görevden alınan Sağlık Kültür İşleri Daire Başkanı olan Hayriye Özpınar’ın kardeşi Erol Özpınar’ın işletmekte olduğu BESYO içindeki en çok iş yapan kafe.

Bütün fakültelerin tam ortasında Cumhuriyet Meydanı olarak tabir edilen rektörlüğün arkasında bulunan MC Star Cafe.

Bunlar hala çalışıyorlar.

Bunlardan kira nasıl alınıyor?

Sözleşme olmadan nasıl çalışıyorlar?

Bu işletmeler ihalesiz mi çalışacaklar bundan sonra.

Rektörlük 20 bin 150.- Tl aylık kira alacağı yerden şimdi 4 bin 500.- TL almaya devam mı edecek?

Burası Orman Bakanlığı’na ait bir yer. Paranın büyük bölümünün oraya yatırılması gerekiyor. Orman Müdürlüğü bu işe nasıl sessiz kalıyor?

Evet Sevgili Hülagü Hocam bunlar benim sorularım.

Biraz uzun oldu ama iş biraz çetrefilli.

 

Oldu olacak RET etseydiniz bari..!

Yıllar önce ilimizde adını sadece ülkemizde değil dünya çapında duyurmuş bir turizm firmamız vardı.

Bu firmanın adı Asya Tur firmasıydı.

Yurt içi gezilerinde hatta ve hatta yurt dışı turlarında inanılmaz bir markaydı.

Asya Tur ile pek çok kez yurt dışı turlarına gitmiş ve bu İzmitli firmanın nasıl bir prestijli nasıl güçlü bir firma olduğunu gözlerimle görmüştüm.

Sadece yurt içi yurt dışı tur düzenlemiyor başta İzmit- İstanbul olmak üzere taşımacılıkta yapıyordu.

Bezci Kardeşlere ait olan bu firma daha sonra iflas etti.

Sonra bu kardeşler öğrendim ki firmayı kuran babaları vefat ettiğinde mahkemeye başvurarak REDDİ MİRAS kararı aldırmışlar.

Şaşırmış ve ilk kez duymuştum böyle bir şeyi.

Öyle ya ne demekti babam ölünce REDDİ MİRAS kararı almak.

Meğerse baba ölünce borcu varsa piyasaya bu borcu kabul etmemekmiş.

ŞOK oldum öğrenince ve Bezci Kardeşlere o günden sonra hep uzak durdum, aramızdaki samimiyette bitti.

Bunları neden yazdım?

Bizim anlı şanlı Hacı Ömer Polat’ın kardeşi ve eski ortağı olan Öner Polat polis tarafından gözaltına alınmış.

Bylock kullandığı iddia ediliyor.

Olay kamuoyunda duyulunca bizim Ömer Polat ve şirketleri alel acele sosyal medyadan  ‘Bizim şirketimizle, bizim şuyumuzla, buyumuzla Öner Polat’ın hiçbir alakası, bağı yoktur’ türünden açıklamalar yaptılar.

Hani utanmasalar ‘Öner Polat Bizim kardeşimiz değil, cami avlusunda bulduk’ diyecekler.

Yazıklar olsun size.

Başka bir şey demiyorum.

En küçücük bir zorlukta kardeşini bile inkâr edenleri Allah’a havale ediyorum.

Ha bu arada Hacı Ömer Polat’ında resmi olarak firmalarda ortaklığı yok.

Çocuklarının üzerine olan firma için Ömer Polat’ta sık sık ‘ Ben ortak değilim’ diyor.

Bizde aptalız ya yiyoruz bunları.

 

Viyadük altına DEPO..!

İlimizdeki bazı belediyelerin uygulamaları hem evlere şenlik hem de yasalardan ve kurallardan bir haberdir.

Bakkal dükkânı gibi, babasının şirketi gibi belediyeleri yönetmeye çalışan bazı kişilerin yaptıkları da insanı şaşırtıyor.

Mesela Körfez Belediyesi.

İsmail Baran’ın bilgi birikimi ve tecrübesi Körfez Belediyesi’ni yönetmeye maalesef yetmiyor.

Öyle işler yapıyor ki bunlara kimsenin aklı yetmiyor.

Tütünçiftlik’te bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yaptığı ve tam bir ucube olan viyadüğün altını Körfez Belediye Başkanı ilçede esnaflık yapan Ersin Er’e kiralamış.

Evet, yanlış okumadınız…

Körfez Belediyesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait viyadüğün altını bir kişiye kiralıyor ve söylenenlere göre de ondan kira parasını alıyor.

Sermikçim adındaki firma burayı depo olarak kullanıyor.

Şimdi ise İsmail Baran firmaya ‘ÇIK’ diyor. Firma sahibi ise şaşkın.

Çünkü belediyeye güvenerek mal almış ve bu malları da buraya depolamış.

Şimdi esnaf şaşkın ve ne yapacağını bilemiyor.

Ben ise bu duruma hiç ama hiç şaşırmadım.

Çünkü burası Körfez Belediyesi çünkü burada İsmail Baran var.

 

 

İşte İSU’nun ABONE  soygunculuğu..!

Dört koldan soyuyorlar bizi.

Elimizi neye atsak bir soygun var.

Devletin bütün kurumlarının eli cebimizde.

Paramızı nasıl alacaklarını bilmiyorlar.

Bir abone açılırken bile alınan depozito rakamı ve bu rakamının içinde maddeler vatandaşın ayarını bozuyor.

Bugün bir İSU aboneliği 571.- TL.

Neler yok ki bu paranın içinde.

Kanal katılım payından, su katılım payına, Tesisat muayene bedelinden yeni abone tesis bedeline kadar ne olduğu bilinmeyen maddelerle rakam 571.- TL’ye yükseliyor ve bu parayı vatandaş tıkır tıkır ödüyor.

Suyu kullanmaya başladığında yediği kazık ise abone açtığı zaman ki kazıktan kat ve kat fazla.

Ama İSU bu kimse itiraz edemez kimse sesini çıkaramaz.

 

5072 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI