22 Ocak 2018 Pazartesi 07:15
  • 3.7901 TL
  • 4.6520 TL
KOCAELİ 13°

Güngör Arslan

gungorarslan@bizimkocaeli.com
Yazarın Tüm Yazıları

Ne olur vazgeçin bundan..!

13 Ocak 2018 Cumartesi - 00:00

Tamam, anlıyorum siyasette her şey mübah olabilir.

Seçim kazanmak için her yola başvurabilirsiniz.

Aklım, mantığım bunları kabul etmese de hadi kabul edelim.

Ama ne olur şu camilere siyaseti bulaştırmayın.

Camilerden uzak durun.

Camiye gitmeyin falan demiyorum.

İbadetinize de karışmıyorum.

Ama camide siyaset yapmayın.

Camilerde yemekli, kahvaltılı muhabbetleri bırakın Allah aşkına.

Son günlerde adeta bir furya olmaya başladı.

Yok, ‘ Sabah namazında kahvaltı var’.

Yok, ‘ Akşam namazında yemekli toplantı var’ diyerek siyasetçilerin camilerde böylesine boy göstermesi yanlış.

Bunu bu güne kadar en radikal İslamcı siyasetçiler bile yapmadılar.

Şimdi görüyorum ki özellikle bazı AKP’li siyasetçiler camileri siyaset yeri yapmaya başladılar.

Camilerde kahvaltı, camilerde yemekler.

Nedir bu Allah aşkına.

Camiler lokanta mı?

Camiler yemek yeme yeri mi?

Bunun sonu nereye varır böyle.

Yapmayın, etmeyin.

Bu gelir bir gün sizi vurur haberiniz oldun.

İki yıldır failleri bulunamadı

Bu kent garip bir kenttir.

İstenildiği aman her şeyin halledildiği, istenmediği zaman hiçbir şeyin hatta en küçücük bir işin bile halledilemediği bir kenttir.

Garip ve çarpık ilişkilerin kol gezdiği bu kentte maalesef iki yıldır bir olay ne çözülüyor ne de failleri bulunuyor.

Oysa iş aslında sıradan bir iş ama nedense çözülmüyor.

Daha doğrusu çözülmesine izin verilmiyor.

Nedir bu olay?

Gebze’de 5 Aralık 2015 tarihinde şehir merkezinde hem de karakola 50 metre mesafede meydana gelen kurşunlama olayı.

Bir arabanın içinden 5 el ateş edildi.

Kime ve nereye?

Gebze’nin tanınmış isimlerinden olan Giresunlu işadamı ve siyasetçi olan Süleyman Karaman’ın işyerine atıldı bu 5 kurşun.

Süleyman Karaman’ın yanında ise Gebze Belediyesi’nde çalışırken Adnan Köşker tarafından iş akitleri fesh edilen Okan Kurt ve Mustafa Demir vardı.

Adnan Köşker’in karşısına belediye başkan aday adayı olarak çıkan Okan Kurt ve Mustafa Demir ile Süleyman Karaman olaydan yara almadan kurtuldular.

Amma..!

Aradan iki yıl geçti neredeyse.

Ne olay aydınlatıldı ne de failler yakalandı.

Oysa ben adım gibi biliyorum ki bu olay bizim polisimiz için çocuk oyuncağı.

Beş dakikada hem olayı aydınlatır hem de faillerini bulur.

Ama bulamıyor.

Daha doğrusu buldurmuyorlar.

Süleyman Karaman ise işin peşini bırakmış durumda.

Zaten o gün bu gündür ne ortalıklarda gözüküyor ne de olayla ilgili konuşuyor.

Ne ilginç ne acı değil mi?

Çılgınca yanıt aradığım 10 SORU

Adnan Oktar, yani Adnan Hoca'nın kedicikleriyle havuz başında çektirdiği fotoğraf günlerdir konuşuluyor.

Bense bu fotoğrafa dakikalarca bakıp aynı soruları tekrarlıyorum, umutsuzca yanıt arıyorum.

Çok lüks bir evde, havuz başındaki koltuğuna kurulmuş bir adam.

Yanında onlarca bikinili kadın.

Hepsi bir örnek, fotokopiden çıkmış gibi.

Bol silikonlu, bol makyajlı, fazla seksi.

Onları televizyonda falan izlememiş olsam canlı olduklarına katiyen inanmam, hepsinin son model seks robotu oluğunu söylerdim.

O derece yani.
Bir Adnan Hoca ve kedicikler fotoğrafı ve çılgınca yanıt aradığım 10 soru
Gelelim bu fotoğrafa bakıp yanıt aradığım sorulara..

1- Adnan Oktar bu gücünü, bu dokunulmazlığını nereden alıyor?

2- 15 yıldır muhafazakar bir iktidar tarafından yönetiliyoruz.

Tek bir hükümet görevlisinden bile bu adama bir eleştiri, bir tepki duymamamız, İslam'ı böyle rencide eden bir insana böyle sessiz kalınması normal mi?

3- Bir Cuma Hutbesi'ni 'Black Friday' lafını eleştirmek için ayıran koca Diyanet İşleri Başkanlığı bu rezilliği nasıl görmez?

Nasıl sessiz kalır?

4- Bu adamın müridi olanlar genelde kendine 'Dindar' diyenler ve eğitimli gençler.

Peki, onlar bir an bile İslam’ın bu olmadığını düşünmüyor mu?

Yaptıklarını İslam ile nasıl bağdaştırıyorlar?

Bu yaşam tarzına nasıl ortak oluyorlar?

5- Adnan Hoca’nın çok ünlü gazetecilerin, yazarların, profesörlerin bile çocuklarını kendine bağladığı biliniyor.

Nasıl bir yöntem bunu sağlayabilir?
6- Adnan Hoca’nın bu sonu gelmez servetinin kaynağı ne?

7- Kedicik olmak için belli bir silikon oranı şartı mı var?

8- Adnan Hoca’nın kediciklerinin anası-babası-kardeşi-dostu yok mu?

Bildiğimiz kadarıyla çoğu eğitimli kadınlar.

Bu noktaya nasıl geliyorlar?

9- Aynı adama deli gibi aşık onlarca kadın nasıl bir arada yaşar?

Bu nasıl hastalıklı bir tarikattır?
10- Bunları sorduğum için başıma bir şey gelir mi?

Kural

Başkalarını affetmeyi bil, ancak kendini affetmeyi unutma! İnsan en büyük suçları kendine karşı işler ve bunun sonucunda er ya da geç kendiyle yüzleşmesi gerekir. Bu yüzleşme esnasında her şeyi apaçık ortaya koy ve öyle ya da böyle kendini affet!

3884 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

ANKET

KÖŞE YAZARLARI