19 Ağustos 2017 Cumartesi 14:24
  • 3,638 TL
  • 3,903 TL
  • 144,20 TL
  • 90.491
KOCAELİ 29°

Nazlıcan Arslan

nazlicanarslan@bizimkocaeli.com
Yazarın Tüm Yazıları

KISKANDIM..!

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Şimdi yine bana kızacaksınız hatta senin babandan başka bildiğin bir şey yok mu diyeceksiniz biliyorum ama babamdan çok şey öğrendim.

Çünkü babam benim sadece babam değil.

Arkadaşım, dostum, ağabeyim, sırdaşım...

Onunla çok vakit geçiriyor fırsat buldukça da yolculuk yapıyoruz.

Haliyle bol bol da sohbet ediyoruz.

Tabi bu arada da sık sık tecrübelerini paylaşıyor, anlatıyor ve bolca nasihat ediyor.

Mesela bana en çok ‘ Hiç kimseyi kıskanma. Ne malını, ne mülkünü ne de bulunduğu konumu kıskanma’ nasihatinde bulunur.

Bu nasihatinin getirmiş olduğu sorumlulukla kimsenin malını, mülkünü, kullandığı arabayı, giydiği kıyafeti hatta elindeki çantayı kıskanmamaya çalışırım.

Elbette dedikodusunu yaparım yaşım 20, o kadar da olsun ama değil mi ?

Geçtiğimiz hafta Cuma günü babamla bir yolculuğa çıktık.

Kendi aracımızla değil, trenle.

Aslına bakarsanız Doğu Ekspresi’nden sonra bu tren işinde ustalaştım da diyebilirim.

Hep merak ettiğim, çeşitli bloglarda da rastaladığım Moskova’yı andıran Masal Şatosu’na olan merakım bizi bu yolculuğa sürükledi.

Eskişehir’e gittiğimde oranın sadece bir Masal Şatosu’ndan ibaret olmadığını gördüm.

İlk defa babamın nasihatini tutmadım ve KISKANDIM.

Gerçi bu kıskançlığım bir kişiye falan değil.

Bir şehri kıskandım.

Evet, yanlış okumadınız bir şehri kıskandım.

Eskişehir’e indiğimiz andan itibaren tek yaşadığım duygu kıskanma duygusu oldu.

Ve bu duygum geçen her dakika, ilerleyen her saatte daha da arttı.

Şehri gezmeye başladıkça kıskançlığım tavan yaptı.

Odunpazarı’na gittim, böyle modern bir şehrin içinde tarihi böyle koruyabildikleri için, kıskandım.

Sazova Parkı’na gittim, parkın her köşesinde özenle hazırlanan devasa çiçek aranjmanlarını gördüm,  kıskandım.

Müzeleri gezdim, her yerde müze olduğu için üstüne üstlük ucuz olduğu için kıskandım.

Porsuk Çayı’nı boydan boya gezdim, Venedik’i anımsatan gondol gezisi yaptım.

Kent Parkı’na gittim, deniz olmayan bir şehirde yapay plajı gördüm ve kıskançlığım en üst noktaya ulaştı.

Nasıl olur da benim şehrimde deniz imkanım varken giremiyor, Eskişehir’de şahsa değil belediyeye ait bir parkın içerisinde yapay plaj olabiliyor, hayret ediyorum doğrusu.

Gezdiğim yerlerdeki o detaylar, o kalite beni mest etti.

‘Neden’ dedim NEDEN..!

Neden bizim kentin çehresini değiştiren, ufkumuzu açabilecek bir belediye başkanımız yok diye hayıflandım.

Yenilik, değişiklik isterken neden olduğumuz yerde sayıyoruz?

Neden farklı olamıyoruz?

Açıkçası ben bu soruların cevabını sizlere bırakıyorum.

Söyleyebileceğim tek şey ise Eskişehir’i çok ama çok KISKANDIM.

Keşke bizim de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen gibi bir belediye başkanımız olsaydı da şehrin makus talihini yenebilseydik.

Bu arada bahsetmeden edemeyeceğim, biz babamla Eskişehir’e gittikten bir gün sonra başkana bir saldırı olmuş.

Öyle ki kendi kendimize ‘’İyi dediğimiz bir gün yaşamıyor’’ diye atıfta da bulunduk.

İşin aslı çok üzüldüm.

Böylesine başarılı bir başkana bu yapılan saldırıyı kınıyor, lanetliyorum.

Sadece başarılı değil aynı zamanda sevilen de bir başkan.

Nereden mi biliyorum sevildiğini

Bir günde 7 taksiye bindik ve babam bütün taksicilere ‘‘ Başkan nasıl, memnun musunuz?’’ diye sordu hepsi de başkan hakkında inanılmaz güzel şeyler söyledi de ondan biliyorum.

Peki ya şimdi siz söyleyin

Böyle bir başkan, böyle şehir kıskanılmaz mı?

 

 

12372 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI