29 Haziran 2017 Perşembe 13:40
  • 3,638 TL
  • 3,903 TL
  • 144,20 TL
  • 90.491
KOCAELİ 30°

Ruhan Odabaş

ruhan.odabas@gmail.com
Yazarın Tüm Yazıları

İNADINA GÜNAYDIN

11 Ocak 2017 Çarşamba

Sosyal medyadaki paylaşımlarıma dikkat çeken kimi dostlar soruyorlar;

“İnadına günaydın diyerek paylaşımlar yapıyorsun her sabah, nedir bunun anlamı?”

Bundan tam on yıl önce, 11 Ocak 2007 tarihinde yazdığım köşe yazımı buldum. Paylaşalım isterseniz!...

***

“Geçtiğimiz günlerde Melih Aşık Milliyet’teki köşesinde yazmış, daha sonra da Emin Çölaşan Hürriyet’teki köşesine taşımıştı konuyu.

Neydi konu?..

Vatandaşın her gün biraz daha inim inim inlediği bir dönemde, bize sorulsa pek de önemli bir konu değil. Ne ki, insanlarımızın kafasını karıştırıyor yine de.

Efendim, İstanbul Müftülüğü, 23 Şubat Cuma günü camilerde okunacak olan Cuma hutbesinin içeriğini açıklamış. İnternet sitelerinde dolanan bu açıklamaya ve hutbe metnine göre, selam vermek sünnetmiş, ama “günaydın” , “iyi günler” gibi şeyler söylenmemeliymiş! Açıklama da şöyle;

“Dinimizde selam verme kısaca ‘esselamü aleyküm’ veya ‘selamün aleyküm’ şeklindedir. Kendisine selam verilen kişi de ‘ve aleykümüsselam’ şeklinde karşılık verir. Müminlerin selamlaşmaları dinimize göre sünnettir.”

İşin Arapça yanı böyle. Bir de diğer yanının açıklaması var tabi. Deniyor ki;

“Kültürümüzde mevcut olan ‘iyi günler, merhaba, günaydın’ gibi cümlelerle de insanlar birbirleriyle ilgi kurmaktadır.

Ancak, kişinin esenlik ve mutluluk temennisini ‘esselamü aleyküm’ veya ‘selamün aleyküm’ şeklinde ifade etmesi en güzel ve sünnete en yakın olanıdır.”

Nasıl ama? İstanbul Müftülüğü’nün Cuma hutbesini beğendiniz değil mi?..

Diyanet İşleri Başkanlığı bu hutbeye ne der, onaylar mı, onaylamaz mı bilmiyoruz tabi. Ne ki, tırnak ucu kadar bile mantığı yok bu söylenenlerin.

Önemli olan insanların birbirleriyle kucaklaşması, insanların birbirlerini sevmesi değil mi? Barış içinde, dostluk içinde yaşamaları değil mi?..

Öyleyse, bu yakınlaşmada dilin ne önemi var? Hangi dilden olursa olsun, birbirleriyle sevgi bağı kuramazlar mı insanlar?..

İstanbul Müftülüğü şunu mu söylemek istiyor acaba;

“Müslümanlığın resmi dili Arapçadır!..”

Böyle bir şey olabilir mi? Bunu söylemek istiyorlarsa açıklasınlar.

Burası Türkiye değil mi kardeşim? Benim kendi dilim, Türkçe yok mu? Kendi ülkemde, kendi dilimle konuşamayacak mıyım yani? Selamımı da kendi dilimle veremeyecek miyim?..

Çölaşan soruyor;

“Türkiye bu kafaların elinde nereye sürüklenmek isteniyor?”

Bu soruyu herkes kendine sormalı, yanıtını da yine kendinde aramalı ve vermeli.

Ama bir şey var; bundan sonra da “günaydın” demeli, “iyi günler” demeli, “iyi akşamlar” demeli insanlarımız. Yani, kendi dillerinden utanmamalı.

GÜNAYDIN...İYİ GÜNLER...”

11 Ocak 2007

***

Ne dersiniz, neden inadına günaydın diyorum, neden demeliyiz?

Aradan on yıl geçmesine karşın günaydın demelerimiz inatla sürüyorsa, daha da sürecek demektir değil mi?..

İNADINA GÜNAYDIN…

360 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI