16 Aralık 2017 Cumartesi 19:55
  • 3.8718 TL
  • 4.5662 TL
KOCAELİ 16°

Ruhan Odabaş

ruhan.odabas@gmail.com
Yazarın Tüm Yazıları

İnanan – inanmayan…

26 Nisan 2017 Çarşamba - 14:23

Bizim gibi ülkelerde, etinden kemiğinden çokça yararlanılan başlıklardan biri, belki de birincisidir inanç. İnsanları bilinmeyenlerle korkutarak amaçlarına ermek isteyenlerin, çok zaman çıkarcı bir gözle bakıp, duygu sömürüsü yapıp kullandıkları en önemli araçtır.

Çok sayıda somut gerçek olmasına karşın, evine ekmek götürmekten yoksun olanların önemli bir bölümü, kendilerine dayatılan inanmak – inanmamak ikileminin cenderesinde kıvranıp dururlar. Çelişkileri giderek büyür, o oranda karamsarlıkları da yaşamlarında etken olur.

İsterseniz sözü çok da uzatmayalım ve konuyla doğrudan ilgili olan güzel bir öyküyü bir kez daha hep birlikte okuyalım. Okumamız bittiğinde de kimimiz oturup dövünelim, kimimiz acı acı gülümseyelim…

                               ***

Memleketin birinde, küçük bir kasabada, caminin tam karşısında arazisi olan bir adam, kendi arazisinin üstünde bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler. Etmişler de, toprak sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar. Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala, her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş. Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.

Genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya dolaylı olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Mahkeme günü gelmiş çatmış. Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler. Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler. Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp;

“Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum” demiş ve devam etmiş;

“Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var; taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati.”

                               ***

Sevgili okurlar; bu dava nasıl sonuçlanmış, bu öykü nasıl bitmiş bilmiyoruz. Ne ki, bu tür öykülerin gerçeğe dönüştüğü günlerden de geçiyoruz bir yanımızla; kimi dinsizlerin çıkarları uğruna dindar gözüktüklerinin, çıkarları uğruna dini inkâr ettiklerinin çarpıcı örnekleri yığınla…

4292 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

ANKET

KÖŞE YAZARLARI